Reykjavik: Dünyanın En Kuzey Başkenti






Eğer biletinizi almış, kalacak yer arayışınızı tamamlamışsanız ve iş sadece Reykjavik ile ilgili bilgi toparlama aşamasına kalmışsa size ilk söyleyeceğim şey soğuğu gözünüzde fazla büyütmemeniz. Çünkü –coğrafya derslerinden hatırlıyor olabilirsiniz- Gulf Stream yani Meksika Körfezi’nden Kuzey Atlantik’e uzanan sıcak su akıntısının etkisiyle, İzlanda’nın iklimi bulunduğu enlemdeki diğer ülkelere nazaran bir hayli ılıman. İzlanda’dan bir hayli güneyde olan New York’ta, yılın aynı tarihlerinde sıcaklıkların Reykjavik’den 10-15 derece daha düşük olmasının sebebi de yine Gulf Stream sıcak su akıntısı. Ülkenin güneybatısında bulunan Reykjavik’te de hava durumu, bununla doğru orantılı olarak bir hayli şaşırtıcı. Benim Şubat ayına denk gelen seyahatim sırasında sıcaklıklar ortalama -2 derece civarındaydı. Bavulunuzu abartılı bir şekilde kalın kıyafetlerle doldurmanıza gerek yok diyebilirim.


 


Reykjavik Mahalle


 


İzlanda'da Ulaşım & Yaşam Standardı



 


Keflavik havaalanına (Reykjavik’e 50km. mesafede) indiğiniz anda farkına varacağınız ilk şey sessizlik olacaktır çünkü ülkenin geneline yayılan mutluluk ve huzur hissinin sizi etkisi altına alması çok uzun sürmüyor. İmkânınız varsa havaalanından araba kiralayın çünkü hem havaalanından şehir merkezine gitmek için bineceğiniz otobüsler, hem Reykjavik dışı tur otobüsleri inanılmaz derecede pahalı. Araba kiralamak hem maddi açıdan daha avantajlı olacaktır, hem de size trafiksiz bir ülkede, karda kışta bile buz tutmayan yollarda araba sürme keyfiyle büyük bir ulaşım kolaylığı sağlayacaktır.


Ulaşımın ve şehir içi/dışı turların pahalılığından söz etmişken, İzlanda pahalı bir ülke mi, sorusuna da cevap vermek istiyorum. İzlanda’nın tıpkı diğer İskandinav ülkeleri gibi pahalı bir ülke olduğunu duymuştum ama İzlanda düşündüğümden daha da pahalı bir ülke çıktı. Hava şartlarının el vermemesinden dolayı yapılamayan tarım ve diğer ülkelere olan uzaklığın neden olduğu yüksek ithalat maliyetleri sebebiyle ülkede her şey çok pahalı. Avrupa genelinde içki fiyatlarının ucuz olduğu bilindiği için buradan bir örnek vermek gerekirse, küçük bir hostelin barında içtiğimiz yerel bir bira 1500 ISK, yani yaklaşık 30TL’ydi.


 


Laugavegur Caddesi


 


Reykjavik Gece Hayatını Çok Seveceksiniz



 


Reykjavik gece hayatı anlatılmaz yaşanır diyebileceğim kadar coşku dolu. Bir festival ya da panayırdaymış hissi yaşayacağınız, her türden insana hitap eden bir gece hayatı olan Reykjavik’de sokaklarda şarkılar söyleyenler, dans edenler gayet normal karşılanıyor.  Öyle ki sokaklarda tezahüratlar eşliğinde futbol maçlarını izleyenleri, bar sahiplerinden müziğin sesini sokağa vermelerini rica edenleri görmeniz büyük olasılık. Seyrek nüfusuna rağmen caddelerdeki cafe ve restoranları tıklım tıklım dolduranlar,  biz turistlerin bile beklentilerini aşacak ve birçok Avrupa ülkesinde bulamayacağımız dolu dolu bir eğlence sunuyor. Merkez caddelerdeki kapalı mekânların yanı sıra, şehrin kültür ve sanat merkezi Harpa’da daha entelektüel aktivitelere katılabileceğinizi de hatırlatayım. Şehrin güney kısmı olan sahil yolunda bulunan Reykjavik Kültür Merkezi Harpa beni çok etkiledi. Dünyanın bir ucunda olsa da Harpa’nın programı oldukça yoğun; dünyaca ünlü orkestraların senfonilerini dinleyebilir, modern sanat eserleri sergilerine denk gelebilir, ilginizi çeken konferanslara katılabilirsiniz. Gitmeden önce Harpa etkinlik programına bir göz atmanızı öneririm.  


 


Harpa Kültür Merkezi


 


Yaklaşık 350.000 olan ülke nüfusunun yarısından fazlası başkent Reykjavik ve çevre kasabalarında yaşıyor. Bu soğuk ülkenin sıcakkanlı insanları, genel olarak kızıl saç ve gür sakalın onlara verdiği sert ifadeye rağmen (malum Viking soyundan geliyorlar) sohbet etmeye başladığınızda sizi anında kucaklıyorlar ve sorduğunuz her soruya sabırla yanıt veriyorlar. İnsanlar soğuk kış akşamlarında evlerinde vakit geçirmektense, şehrin en hareketli caddelerinden Laugavegur’deki irili ufaklı barlarda içki içip sohbet ediyorlar ve sabahın ilk ışıklarına kadar olmasa da –malum kış mevsiminde hava öğleden sonra Güneş sadece birkaç saatliğine şehri aydınlatıyor- saatlerce buralarda kalıyorlar.


 


Reykjavik'te Nerede Kalınır, Nereler Gezilir, Ne Yenir?



 


Ben birçok kaliteli otel ve hostelin bulunduğu Laugavegur Caddesi üzerindeki bir hostel’de kaldım ve işletme sahiplerinden de, otelin temizliğinden de çok memnun kaldım. Beklentileriniz çok fazla değilse, yani en azından sadece gece olduğunda uyuyacak bir yatak ve uyandığınızda atıştıracağınız mütevazı bir kahvaltı sofrasıysa, şehir merkezindeki hosteller sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Bu caddeden, şehrin merkez noktası olarak kabul edilen ve her daim turistlerle dolu olan Hallgrimskirkja (evet, her İzlandaca kelime gibi bunu da telaffuz etmek bizler için oldukça güç) kilisesine yürüyerek gidebilir, en üst katından Kuzey Atlantik kıyısındaki şehri kuşbakışı izleyebilirsiniz (En üst kata çıkmak için 1500 ISK ödemeniz gerektiğini de belirteyim).


 


Hallgrimskirkja Kilisesi


 


Hallgrimskirkja’dan çıktıktan sonra, buradaki büyük meydana yakın olan ve Reykjavik’te yapılabilecek gözde turist aktivitelerinden bir diğeri de Icelandic Phallological Museum ziyareti. Burada neredeyse tüm deniz canlılarının cinsel organları sergileniyor ve her yıl binlerce turistin akınına uğruyor.


İzlanda volkanik bir ada üzerinde bulunduğu için, kıyı sahilleri simsiyah kumlarla çevrili durumda. Kilise ve müze ziyaretinden sonra açık havada biraz dolaşıp ve genellikle sakin olan kıyı boyunca yürüyüşe çıkabilirsiniz. Güneyde bir sahil kasabası plajında dolaşmak gibi içinizi ısıtmayacak ama uçsuz bucaksız Atlantik manzarası eşliğinde yürümek eşsiz bir deneyim olacaktır (Harika fotoğraflar çekebilmek için özellikle günbatımında gitmelisiniz).


 


Reykjavik Liman


 


Şehirde bu kadar gezdikten sonra karnınız acıktığında gidebileceğiniz birçok seçenek var. En yakın ana karaya yüzlerce kilometre mesafede bulunan bir ülkede dünya mutfağından yemekler sunan onlarca farklı restoran olması beni açıkçası çok şaşırtmıştı. Türk mutfağından vazgeçmeyenler için şehrin en merkezi yerlerinde birkaç seçenek olduğunu da söyleyeyim. BurgerKing, McDonald’s ya da KFC gibi American fast-food zincirleri –sanırım ekonomik sebeplerden dolayı- bulunmasa da, damak tadınıza uygun bir yer bulacağınızdan eminim. En azından bir öğün mutlaka İzlanda mutfağının vazgeçilmezi olan deniz ürünlerini deneyebilir, köpek balığı ya da balina –çevrecilerden özür dileriz- bile tadabilirsiniz. 


Başta da değindiğim gibi İzlanda çok pahalı bir ülke ve dışarda yemek yemek burada gerçekten büyük bir lüks. Eğer bütçeniz kısıtlıysa, yemek harcamalarınızı minimumda tutmak istiyorsanız ve kaldığınız yerde yemek pişirme imkânınız varsa, yerel marketleri Bonus’tan kendi mutfak alışverişinizi yapabilirsiniz. 


Reykjavik, şehir kültürüyle, farklı coğrafyası ve sunduğu çeşitli aktivitelerle eşsiz bir başkent olsa da İzlanda'nın gezilecek birbirinden güzel diğer bölgelerini de mutlaka ziyaret etmenizi öneririm. Ülkenin eşsiz doğasını, tarihinden daha önce duyulmamış bilgileri paylaştığım bir önceki İzlanda hakkındaki yazımı da okumaya ne dersiniz?


 



 


https://blog.bavul.com/reykjavik-dunyanin-en-kuzey-baskenti/

Comments