Monaco Grand Prix, dünyanın en zorlu ve en ünlü yarış pistidir ve bu pistin galibi olmak pilotlara, tarihe isimlerini altın harflerle yazdırmayı vadeder. En ufak hatayı affetmeyen bu zorlayıcı yarışı yerinde izlemek için ben 29 Mayıs 2016’da Monaco’da olacağım. Sizler de bu heyecana ortak olmak için geç kalmadan Nice uçak biletinizi alın; ama öncesinde bir tavsiyem var: Bu yazıyı okuyun ve dünyanın en lüks ülkelerinden Monaco’yu gezerken hiçbir ayrıntıyı kaçırmayın!
Şirin Bir Kilise: Eglise Sainte-Dévote
Dünyanın en popüler ve zevkli F1 pistinin başlangıç noktasından sonraki ilk virajında bulunan bu küçük ve şirin kilise, azizlerin azizi St. Devota’ya ithaf edilen bir ibadet yeridir. Tarihi 1070’lere kadar dayanan bu yapı, Monaco Grand Prix güzergâhının da ilk köşesindedir. Monaco geleneklerine göre, prensin evleneceği gelin, düğün töreninden sonra, gelin buketini bu şapele bırakır.

Monte Carlo: Casino & Çevresi
Monaco’nun refah seviyesi en yüksek bölgesi olan Monte Carlo, dünya zenginlerini ağırlayan Casino’su ile bir hayli meşhurdur. Bu ünlü kumarhanenin yer aldığı meydan, Hotel de Paris Monte Carlo ve Cafe de Paris Monte Carlo gibi lüks otel ve restoranlarla çevrilidir. Hollywood benzeri bir atmosferin olduğu bu bölgede, harika manzaranın ve lüksün her çeşidinin tadını çıkarın!
Casino ve Hotel de Paris arasında formula 1 pistinin 3.virajı yer almakta. Casino bölgesinin hem biraz yüksekte kalması, hem de 3. ve 4. virajın arka arkaya gelmesi, araçların hızlarını 130km/s’e kadar düşürmekte.
Casino bölgesinden hemen sonra pistin eğimi değişmekte ve artık yokuş aşağı gitmekte. Ancak yokuş aşağı olması, pistin en hızlı bölgesi olduğu anlamına gelmiyor çünkü burada 4 tane keskin viraj arka arkaya gelmekte ve sürücülerin hızlarını 50km/s’e kadar düşürmelerini zorlamakta. 6. virajda ünlü Fairmont oteli yer almakta. Otelin restoranında manzaraya karşı güzel bir yemek yiyebilir veya terasındaki havuzunda dinlenerek, tatilinizin keyfini çıkarabilirsiniz.

Monaco Japon Bahçesi: Huzur Noktası
Pistin 8. virajında yer alan yer alan bu otantik park, Monaco’nun tam ortasında adeta bir vaha gibi. Huzurlu bir atmosferi olan bu sevimli bahçedeki bitki örtüsüne, yapay göle, şelalelere, köprülere ve Japon akvaryumlarına hayran kalacaksınız!
Bu Japon bahçesinde biraz soluklandıktan sonra Formula 1 pistine tünelden devam ediyoruz. Pistin en düz ve virajsız bölgesi olan bu tünelde sürücüler artık maksimum hızlarına ulaşıp, daha sonra Monaco Yat kulübüne varmaktalar. Tünelin özelliği sadece yüksek hız sağlaması değil, aynı zamanda ışığının değişkenliği. Sürücüleri fazlasıyla zorlayan bu tünel, birçok kazaya sebep olmaktadır.

Monaco Limanı: Lüks Yatların Merkezi
Tünel ve Yacht kulübünden hemen sonra bir uçurumun kıyısında yer alan Monaco Limanı, dünyanın en lüks yatlarının giriş çıkışından ötürü bir hayli yoğun bir limandır. Prensin özel yatına da ev sahipliği yapan bu kare biçimindeki özel liman, 1901-1926 yılları arasında inşa edilmiştir. Bu kadar lüks bir şehirden bekleneceği üzere, marinanın hemen önünde Monaco Yat Kulübü bulunmaktadır ve bu kulüp dünyanın farklı ülkelerinden 1000’den fazla özel yat sahiplerini bir araya getirmektedir.
Birçok kafe ve restoranın bulunduğu liman bölgesinde siz de keyifli zaman geçirebilir, manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca turistler için yapılan 1 saatlik tekne turlarına katılıp, Monaco kıyılarını denizden izleyebilirsiniz!

St. Nicolas Katedrali: Grace Kelly'nin Kabristanı
Yarış pistinin bitiminde La Rascasse virajına adını veren ünlü restoran yer almaktadır. Bu restoran Monaco rallisinin gerçekleştiği hafta sonunda gece kulübü olur, zenginlerin ve sporseverlerin popüler eğlence mekânına dönüşür.
Rascasse virajından sonra Boulevard Albert caddesinden yukarıya doğru gittiğinizde, eski şehir bölgesine ulaşıyorsunuz. Bu bölgede birçok görülmesi gereken turistik yer bulunmaktadır.
Yokuşu çıktıktan hemen sonra ünlü St. Nicolas Katedraline ulaşırsınız. Bu katedral 1875-1903 yılları arasında inşa edilmiş olup, Roma-Bizans tarzı bir mimariye sahiptir. Tarih boyunca birçok prens ve prensese ev sahipliği yapan katedralin içinde meşhur Monaco Prensesi Grace Kelly’nin kabristanı da yer almaktadır. Dini törenler dışında giriş ücretsizdir.

Monaco Oşinografi Müzesi: Ailece Eğlence
Yine eski şehir bölgesinde Monaco’nın Oşinografi Müzesi yer almaktadır. Deniz seviyesinden 90 metre yüksekte olan Oşinografi (denizbilim) müzesi, dünyanın en eski akvaryumlarından birine sahiptir ve 1910 yılında açılmıştır. Dünyaca ünlü deniz bilimleri ve oşinografi sergileri her yıl bu müzede yapılmaktadır. Müzede sergilenen değerli koleksiyonlar arasında Prens 1. Albert ve Jacques-Yves Cousteau’nun buluşları da vardır. Müzenin akvaryumlarında (Tropik, Akdeniz ve Köpekbalığı lagünü olmak üzere 3 tanedir) çok nadir rastlanılan balık türleri yaşamaktadır.
Terasında bulunan LA Terrasse Restoranda harika manzaranın ve enfes yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz. Aynı zamanda terasta çocuklar için güzel bir oyun parkı yer almaktadır. Siz restoranda yemeğinizi yerken, çocuğunuz orada hoşça vakit geçirebilir.

Monaco Prens Sarayı: Siz De Büyüleneceksiniz
Monaco Prensi’nin resmi konutu olan bu saray 1191 yılında, bir Cenova kalesi olarak inşa edilmiş olup, Le Rocher bölgesinde bir yarımadada yer almasından dolayı büyüleyici bir manzaraya sahiptir. Dünyanın en eski monarşisine ev sahipliği yapmasından ötürü çok özel bir yapıdır. Yüzyıllar boyunca yenilenip, onarılmış olup lüks bir 14. Louis tarzı bir saray haline dönüştürülmüştür.
Sarayın “The State Apartments” denilen bölümü Prens ve ailesi sarayda olmadığı zamanlarda halkın ziyaretine açıktır.
Muhafızların değişim töreni her gün 11.55’de sarayın önünde gerçekleşmektedir.

Prens 3. Rainier’ın Hobisi: Monaco Antika Araba Koleksiyonu
E madem siz de benim gibi bir araba yarışı hayranısınız, Fontvieille bölgesinde yer alan antika araba müzesini mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.
Arabalara olan düşkünlüğüyle bilinen Prens 3. Rainier’in 1950’lerden itibaren oluşturmaya başladığı koleksiyonu otomobillerle ilgilenenler arasında oldukça popüler. 5000 metrekare gibi devasa bir alana yayılan bu sergide, farklı ülkelerden getirilen yüzlerce araba sergileniyor.
Dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan Monaco, elbette bu listedeki adreslerin dışında da birçok yer vadediyor; ancak ben F1 rallisi için gideceğiniz bu küçük ülkede, 24 saat içerisinde, nereleri görebileceğiniz ile ilgili sizlere fikir vermek istedim.
Şimdiden hepimize iyi gezmeler!
https://blog.bavul.com/monaco-gezilecek-yerler/
Comments
Post a Comment