Lugano’da Yaşadığım 2 Yıldan Aklımda Kalanlar: 1. Bölüm






En başından belirtmek gerekir ki bu, klasik bir ‘’Lugano’da gezilecek yerler’’ ya da ‘’İsviçre’de mutlaka görmeniz gereken yeme içme yerleri’’ başlıklı yazılardan biraz daha farklı. Çünkü anlatacaklarım bir hafta sonuna ya da yıllık izne sığdırılmış bir geziye değil bizzat iki sene keyifle yaşadığım, yüksek lisans eğitimi aldığım, şahane arkadaşlıklar edindiğim uzun soluklu bir tecrübeye dayanıyor. Yani dünyanın en yaşanılır şehirlerinden biri olan Lugano’yu bu sefer bir turistin gözünden değil, bizzat orada yaşayan birinin gözünden okuyacaksınız.






Lugano yaklaşık 60.000 nüfusuyla çok küçük bir şehir olduğu için, şehirdeki Agno havaalanından uluslararası uçuşlar yapılmıyor. Haftanın her günü yalnızca Swiss Air ile Zürih ya da Cenevre’ye uçuşlar yapılıyor. Şehre gelen turistler de, şehrin yerlileri de ulaşım için Milano – Malpensa havalanını kullanmayı tercih ediyor, çünkü bu havaalanı şehre sadece 40 dakika mesafede bulunuyor ve saat başı shuttle’larla Milano’da aktarma yapmadan Lugano şehir merkezine ulaşılıyor (20 CHF). Ayrıca İtalya sınırından İsviçre’ye geçerken yapılan kontrollerin eğer Schengen vizeniz ya da yeşil pasaportunuz varsa çok yüzeysel yapıldığını da söylemeliyim.



Havaalanından yaklaşık bir saat süren otobüs yolculuğu sırasında o kadar güzel manzaralar göreceksiniz ki (Como, Chiasso, Mendrisio) telefonunuzu / fotoğraf makinenizi elinizden bırakamayacaksınız ve en sonunda da şehir merkezine göre biraz yukarılarda kalan ve havaalanı shuttle’ının son durağı olan tren istasyonuna ulaştığınızda, gördüğünüz manzaraya inanamayacaksınız!



 


lugano manzarası



 



Bu sırada, eğer karnınız acıktıysa, istasyonun hemen karşısında bulunan Ana Capri adındaki restoranda İtalyan mutfağından lezzetler deneyebilir ya da Lugano Gölü’ne karşı nefis bir espresso içebilirsiniz. Hazır, yiyecek / içecek konusuna girmişken değinmem gereken bir başka konu da hepimizin bildiği gibi İsviçre’nin çok pahalı bir ülke olması ve maalesef turistlerin de en başta yakındığı şey, bırakın ekonomik alışveriş yapmayı, ucuza yemek yiyecek bir yerin bile bulunmaması. Hayat pahalılığının nedenleri başlı başına bir yazı konusu gerektirdiği için, detayına inmeyeceğim; ama yazının devamında yeme içmeyle ilgili ekonomik tavsiyelerim olacak.



Lugano çok küçük bir şehir olduğu ve büyük ihtimalle şehri yürüyerek keşfetmek isteyeceğiniz için toplu taşıma kullanacağınızı düşünmüyorum, ama şehir merkezine iki dakika gibi kısa bir sürede ulaşmak isterseniz, tren istasyonundan füniküler ya da otobüse binebilirsiniz. Şehir içi hatları yöneten 2 tane otobüs firması bulunuyor (TPL ve ARL) ve 1.90 CHF karşılığında sizi şehir içindeki birçok noktaya ulaştırıyor. Ülkemizdeki otobüs yolculuklarıyla bir kıyaslama yapmak adına bir duraklık da olsa binmenizi tavsiye ederim. TPL sloganı “Quality. Our Passion” ile zaten kaliteyi ne kadar önemsediklerini belirtiyor.



Şehir merkezine geldiğinizde sizi ana meydan ‘’Piazza della Riforma’’ karşılayacak. Burada yan yana dizilmiş İtalyan restoranlarını ve İtalyan mimarisiyle çevrilmiş tarihi yapıları gördüğünüzde kendinizi muhtemelen İtalya’da sanacaksınız. Kantonlar halinde yönetilen İsviçre’nin İtalyan kantonu Ticino’da bulunan Lugano, sizi İtalyan kültürünün bütün sıcaklığıyla karşılayacaktır. Şık vitrinleriyle göz kamaştıran lüks mağazaları, yemyeşil doğası, tertemiz havası, sıcakkanlı insanları ve İtalyan mutfağının en güzel lezzetlerini sunan restoranlarıyla Lugano “anlatılmaz yaşanır” diye tabir ettiğimiz İsviçre şehirlerinden biri.



 


lugano meydanı



 



Ana meydandan aşağı yöne doğru yürüdüğünüzde karşınızda bütün ihtişamıyla Lugano Gölü görünecek ve tekrar fotoğraf makinenize sarılmak isteyeceksiniz. Bunu yapmak en doğal hakkınız olsa da kırmızı, sevimli banklara bir süre oturup enfes manzaranın tadını çıkarmanızı tavsiye ediyorum. Kafelerde keyif yapmayı elbette hepimiz seviyoruz, ama Lugano Gölü kenarında sıra sıra dizilmiş kahve makinelerinden, 1 CHF karşılığında kendi kahvenizi alıp, açık havanın tadını çıkarabileceğinizi de söylemek isterim.



 


lugano gölü



 



Lugano Gölü kıyısı boyunca yürürken görebileceğiniz iki tepeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Şehir merkezine göre sağ tarafta olan 912 metre yükseklikteki San Salvatore ve sol tarafta bulunan 933 metre yükseklikteki Monte Bre, zirvesine çıktığınız andan itibaren sizi bambaşka dünyalara götürecektir. Lugano genel olarak gürültüsüz bir şehir olsa da, dağın zirvesinin sessizliğini dinlemenin ruhunuza iyi geleceğine eminim. Kendinizi manzaranın büyüsüne bırakın. Bu iki dağa kablolu trenlerle (35 CHF) çıkmanız gerekiyor ve yolculuk yükseklik korkusu olanlar için birazcık zorlu olabilir, benden uyarması.



 


monte bre'den lugano manzarası



 



Eğer seyahatinizi yaz veya ilkbahar mevsiminde planladıysanız, şehrin en güzel parkı Parco Ciani’ye mutlaka uğramalısınız. . Belediye tarafından peyzajının en ince detayına kadar planlandığı bu büyük parkta, göl kenarına sıralanmış katmerli karanfilleri, petunyaları ve renk renk begonvilleri izlerken zamanın nasıl akıp gittiğini anlamayacaksınız. Her hafta Perşembe düzenlenen akşamüstü aperitivo’larına katılıp (giriş 15 CHF) açık büfeden sınırsız yemek yiyebilir ve geceye kadar devam eden eğlencenin tadını çıkarabilirsiniz.



Lugano’nun aperitivosu meşhur, ama her mekânın açık büfesinin o kadar da başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim;  o yüzden benim önerim göl kenarındaki en işlek caddede bulunan Spaghetti Store adlı kafe / restoran. Pizzalarından, lazanyasına, kokteyllerinden kahvelerine kadar her bir sunumu çok başarılı olan bu kafeyi seveceğinizi düşünüyorum



 


lugano meydanındaki çeşme



 



Şehir merkezindeki otobüs istasyonunun -ki görüp görebileceğiniz en renkli otobüs istasyonu olduğunu söylemem lazım- karşısında bulunan Kawany’s Bar’a uğramanızı tavsiye ederim. Güzeller güzeli iki Brezilyalı barmenin işlettiği bu sevimli bar özellikle akşamüstü iş çıkışı saatlerinde dolup taşıyor.



Lugano nüfusunun yaş ortalaması yüksek olsa da şehirde bulunan ve İsviçre’deki eğitim dili İngilizce olan tek üniversite ‘’Universita della Svizzera italiana’’ (University of Lugano) sayesinde, her yıl farklı milletten binlerce üniversite öğrencisi şehre gelmekte. Göl kenarına çok yakın bir konumda bulunan üniversite civarında çok sayıda dilim pizzacı, makarnacı ve kebapçı (evet, kebapçılar her yerde!) bulabilir ve en fazla 10 CHF ödeyerek karnınızı doyurabilirsiniz. Üniversiteden bahsetmişken dünya çapında büyük ün yapmış, Türklerin de büyük rağbet ettiği Lugano’nun Amerikan Lisesi TASIS’ten söz etmemek olmaz. Dünya genelinde liselerin tatile girmesiyle birlikte Lugano’da açılan yaz okuluna, dünyanın dört bir yanından gelen lise öğrencileri tüm şehri dolduruyor.



2. Bölüm





 


https://blog.bavul.com/lugano-isvicre-de-yasam-1/

Comments