7 bölgeden oluşan, İspanya’nın başkenti Madrid, sadece ülkenin değil Comunidad de Madrid bölgesinin de başkentidir. Sanat, moda, mimari, kültür ve spor zenginlikleri Madrid’i ziyaret etmek için başlıca sebeplerden. Sıcak ve son derece neşeli insanlar olan İspanyol’ları tanımak ise gezinizin en eğlenceli kısmı olacaktır. Bu eğlenceli şehir hakkında bilgi edindikten sonra Madrid uçak biletinizi hemen almak isteyeceksiniz.
Madrid’de Gezilecek Yerler Nereler?
“Madrid’de ne yapılır”, “Madrid gezilecek yerler nereler” sorularına geçmeden önce, “Madrid kaç günde gezilir” sorusuna cevap vermek istiyorum. Madrid’deki gezilecek yerleri görmeniz için 3 gün ayırmanız yeterli olacaktır ama bu etkileyici şehri görmenin en güzel yanı sokaklarında kaybolmak, ara sokaklarını keşfetmek, parklarında zaman geçirmek ve insanlarıyla sohbet etmek, onları tanımak. Hal böyle olunca benim size tavsiyem bir haftanızı ayırmanız ve doyasıya tadını çıkarmanız.
Puerta del Sol
Güneşin kapısı, Puerta del Sol, Madrid’in turistlere de açılan kapısı. Şehrin en hareketli meydanı ve gezinize başlamak için de doğru adres. Aynı zamanda Madrid’in sembolü haline gelen çilek ağacı ve ayı heykeli, El Oso y El Madrano heykelini de bu meydanda görebilir, ülkedeki tüm uzaklıkların ölçülmesi sonucu “Sıfır Kilometre” (Kilometre Zero) kabul edilen taş plakanın önünde fotoğraf çektirebilirsiniz.

Madrid'in Simgesi Çilek Agacı ve Ayı Heykeli
Gran Via
Gran Via Caddesi için Madrid’in kültür, sanat ve alışveriş sokağı demek yanlış olmaz. Tiyatro ve sinema salonlarının yer aldığı cadde de birçok mağaza ve kafe de bulunmakta. Bu kafelerden birinde oturup önünüzden akan kalabalığı gözlemlemek ve cadde üzerinde, sizi tarihte gezintiye çıkmış hissi yaşatan binaları izlemenin keyfini sürebilirsiniz. Gran Via caddesinin sonunda yer alan AZOTEA teras bar ise benim favorim. Madrid’i kuşbakışı seyredebileceğiniz etkileyici bir manzaraya sahip.

Kuşbakışı Madrid Manzarası
Plaza Mayor
Madrid’in ünlü tarihi meydanı Plaza Mayor’dayız. Eski zamanlarda ölüm cezasına çarptırılan suçluların idam edildiği, boğa güreşi gösterilerinin, taç giyme törenlerinin yapıldığı meydan, günümüzde kutlamalara ev sahipliği yapmakta. Real Madrid takımının şampiyonluk kutlamalarına katılabilir, noel öncesi dönemde kurulan standlardan hediyeler alabilir, yılbaşı gecesi sabaha kadar süren eğlencelere tanık olabilirsiniz. Tabi ki Plaza Mayor Meydanı sadece kutlama zamanı ziyaret edilecek bir yer değil, günün her saati meydandaki kafelerde oturup sangrianızı içip, sokak sanatçılarını izlerken anın tadını yaşayabilirsiniz. Meydanın ortasında bulunan heykel ise Plaza Mayor’u inşa ettiren Kral III. Felipe’e ait.

Plaza Mayor Meydanı & Kral III. Felipe Heykeli
Palacio Real de Madrid (Madrid Kraliyet Sarayı)
Avrupa’nın en büyük ve en lüks saraylarından olan Madrid Kraliyet Sarayı renkli mimarisiyle sizi adeta büyülüyor. Kraliyet ailesinin günlük hayatını geçirmediği Palacio Real de Madrid sadece resmi törenler için kullanılıyor. Kraliyet Sarayı’nın renkli odalarını ziyaretiniz esnasında İspanyol halkının renkli kişiliğinin geçmişten günümüze uzandığını fark ediyorsunuz.
Almudena Katedrali
Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında bulunan Almudena Katedrali gotik mimarisiyle dikkat çekiyor. Yapımı 100 yıldan uzun süren katedralle alakalı en akılda kalan olaylardan birisi Prens Felipe’in düğününe ev sahipliği yapması.
El Retiro Park
Madrid’in en popüler parklarından olan Parque Del Retiro, sokak müzisyenlerinden kulağınıza gelen müziklerle ve huzurlu görüntüsüyle adımınızı attığınızda sizi içine alıyor. Parkın içinde bulunan El Estanque gölünde tekne gezisi yapabilir, bunun haricinde içini dışardan görebildiğiniz şeffaf saray Palacio de Cristal’i ziyaret edebilir, Palacio de Velazquez’de sergilenen koleksiyonları görebilirsiniz. Spor yapan, bisiklete binen, paten kayan Madridlilere her adımınızda rastlayacaksınız.

El Retiro Parkı ve El Estanque Gölü
Puerta de Alcala
El Retiro Park’a çok yakın olan Puerta de Alcala, Madrid şehrinin simgelerinden bir haline gelmiş. Şehrin sembolik kapısı olan bu yapı, yapıldığı dönemde Avrupa’nın en büyük kapısı olmakla popülerlik kazanmış. El Retiro’ya kadar gelmişken Alcala Kapısı’nın önünde de bir fotoğraf çektirmenizi tavsiye ederim.
Prado Müzesi (Museo Nacional Del Prado)
Museo Del Prado, Madrid’de en çok ziyaret edilen yer olma ünvanıyla Madrid gezilecek yerler listenizde ilk sıralarda yer almayı hak ediyor. Paris’te bulunan Louvre Müzesini ziyaret eden İspanyol kraliçesinin bu müzeden çok etkilenmesi sonucu yapılmaya başlandığı da söylentiler arasında. Prado Müzesi koleksiyonu 8000’den fazla tablo, 5000 çizim, 2000 oymabaskı, 1000 para/madalya ve birçok heykel, mobilya ve eşyadan oluşmaktadır.
Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi (Museo Nacional Centro De Arte Reina Sofia)
1983 yılına kadar hastane olarak kullanılan Reina Sofia modern sanat müzesi, Picasso, Miro ve Dali için ayrı salonlara sahip. Picasso’nun Guernica’sını içinde barındaran müze, mutlaka görülmesi gereken Madrid müzelerindendir. Ek olarak Reina Sofia Müzesinin birinci ve üçüncü katlarında geçici sergilere yer verilmektedir.
Thyssen-Bornemisza Müzesi (El Museo de arte Thyssen-Bornemisza)
Madrid’de görülmesi gereken en önemli 3 müzeden sonuncusu Thyssen Bornemisza Müzesi. Sanat meraklısı iş adamı Baron Hans Heinrich Thyssen-Bornemisza'nın özel koleksiyonunu barındıran müze önemli eserlere ev sahipliği yapmakta. Thyssen Bornemisza Müzesi mağazasında birbirinden ilginç ürünler bulabilirsiniz.
Plaza de Espana
Madrid’in ünlü meydanlarından olan Plaza de Espana’nın ortasında, dünyanın en çok basılan romanlarından biri olan Don Kişot’un yazarı, Cervantes’in anıtı bulunmaktadır. Anıtın önünde bronzdan yapılan atının üzerinde Don Kişot heykelini ve hemen yanında eşeğinin üzerinde yaveri Sancho Panza figürünü görebilirsiniz. Arka planda ise Cervantes’in taştan yapılmış heykeli, sanki gururla eserini izliyor.

Don Kişot ve Yaveri Sancho Panza Heykeli
Madrid’de Ne Yapılır?
Avrupa’nın en eğlenceli şehirlerden olan Madrid, size birçok alternatif sunuyor. Madrid sokaklarında dolaşıp şehrin tadını çıkarmak bile başlı başına insana huzur veriyor. Sol meydanında kalabalığa kendini kaptırmak, Gran Via boyunca yürüyüp o güzel binaları seyretmek, belki biraz alışveriş yapmak, belki bir şeyler atıştırmak, El Retiro parkta sokak sanatçılarını izleyip, El Estanque gölünde tekne gezintisi yapmak, Plaza Mayor Meydanın’da sangrianızı yudumlarken kendinizi başka bir zaman dilinde hissetmek, Avrupa’nın en önemli müzeleri arasında yer alan müzeleri gezmek, renkli Kraliyet Sarayı’nı gezmek, Don Kişot heykelinin önünde fotoğraf çektirmek Madrid geziniz sırasında yapmadan dönmemeniz gereken şeyler. Ama Madrid’in size sundukları bunlarla sınırlı değil. Gelin listenin kalan kısmına göz atalım:
Santiago Bernabéu Stadyumu’nu Gezin
Avrupa futbolunun en güçlü takımlarından Real Madrid’in stadı Santiago Bernabéu, 85.000 seyirci kapasitesiyle dünyanın en büyük stadyumlarındandır. Futbol fanıysanız maç zamanları haricinde yapılan turlarla Santiago Bernabéu Stadyumu’nu ve stadın içinde yer alan Real Madrid Müzesi’ni gezmenizi tavsiye ederim. Müzenin içinde Real Madrid takımının tarihi boyunca kazandığı kupaları ve ödülleri görebilirsiniz. Futbol fanı olun olmayın, bu özel statta gezinize denk gelen herhangi bir maç olursa, izleme şansını kaçırmayın. Maç öncesi stadın dışındaki atmosfer, Real Madrid futbol takımının karşılanması, maç içinde taraftarın coşkusu emin olun sizi içine alacak. Çok şanslıysanız belki bir Real Madrid – Barselona derbisine bile denk gelebilirsiniz.

Santiago Bernabeu Stadyumu
El Rastro Pazarını Ziyaret Edin
Madrid’de bulunan en büyük bit pazarı El Rastro’da yerel halk ikinci el eşyalarını satıyor. Pazar yeri, bir çok tapas barın ve kafenin bulunduğu La Latina bölgesinde, özellikle öğrencilerin ve gençlerin uğrak mekanı olan La Latina’ya gelmişken sadece El Rastro’yu gezmeyin, bu bölgeyi de keşfedin deriz.
Flamenko Şov İzleyin
Madrid’e gelip Flamenko şov izlemeden ayrılmak tabi ki düşünülemez. İçkinizi yudumlayıp, yemeğinizi yerken Flamenko gösterisi izleyebileceğiniz barlarda bu muhteşem dansın tadını çıkartın.

Flamenko Şov
Hard Rock Kafeye Gidin
Siz de Hard Rock Cafe tutkunlarındansanız Madrid’deki şubesini es geçmeyin. Kristof Kolomb heykelinin bulunduğu, Plaza de Colón meydanında bulunan Madrid Hard Rock Cafe, lisanslı ürünlerinin satıldığı mağazası ve güzel yemekleriyle sizi bekliyor.
Outlerlerde Alışveriş Yapın
Bu maddemiz alışveriş tutkunları için. Şehir merkezinden biraz uzak olsa da toplu taşımayla rahatça ulaşabileceğiniz Madrid outlet mağazaları tam sizlik. Las Rozas Outlet Merkezi dünyaca ünlü markaları indirimli fiyatlara almak için en güzel seçenek. Üstelik Madrid şehir merkezine sadece yarım saat uzaklıkta.
Madrid’den Ne Alınır?
Benim ilk tercihim menşei İspanya olan Espadriller. Bu yazlık, rahat, bez ayakkabılar size ve sevdiklerinize Madrid’i hatırlatacak en güzel hediye olacak. Özellikle Calle Carmen’de sık sık karşınıza çıkacak dükkânlarda, yüzlerce renkli seçenek arasından seçim yapmakta zorlanacaksınız.
Madridlilerin Toro dedikleri minyatür İspanyol boğası heykelleri masanızın üzerinde çok güzel duracak.
Yine İspanya ile özdeşlemiş Abanico (yelpaze) “Madrid’den ne alınır” sorusuna verilecek en güzel cevaplardan. Değişik figürlerle süslenen bu yelpazelerin el yapımı olanları makbul olmakla birlikte cep yakabiliyor.
Şehri simgeleyen veya flamenko yapan kadın ve çiftlerin resmedildiği biblolar da Madrid gezinizi hatırlatacak güzel seçeneklerden.
Real Madrid Store’dan alacağınız lisanslı taraftar ürünleri özellikle Real Madrid fanı sevdiklerinizi çok mutlu edecektir.
Toledo çeliği kullanılarak yapılan kılıç ve süs eşyaları da güzel Madrid hatıralarından.
Madrid’de Ne Yenir, Ne İçilir?
Madrid yeme içme konusunda da size çok alternatif sunuyor, ama zengin İspanyol mutfağının örneklerinden sadece en önemli bir kaçını listeledik.
Tapas
İspanyolların lezzetli atıştırmalıkları tapas, bizim mezelerimize benzetilebilir, Madrid’de attığınız her adımda karşınıza çıkacak tapas barlarda sizi bekliyor.
Sangria
Tapasınızı yerken size eşlik edecek en keyifli içecek, İspanyolların sangriası. Bir tür meyveli şarap kokteyli olan sangrianın içinde meyve parçaları, şeker veya bal ve votka veya rom gibi kuvvetli bir içki bulunur. İçimi çok kolay ve lezzetlidir.

Sangria & Tapas
Paella
Adını, pişirildiği iki kulplu büyük tavadan alan paellanın ana malzemeleri pirinç, safran ve zeytinyağıdır.
Madrid’de deniz mahsullü türüne çok rastlansa da paellayı kırmızı etli, balık etli ve sebzeli de tercih edebilirsiniz.
Tinto de Verano
“Yazın kırmızısı” anlamına gelen tino de verano, sangriaya çok benzer asitli şarap kokteylidir. İspanyollara özgü bu leziz içeceği evde yapmak da çok kolaydır. Kırmızı şarabı gazozla karıştırıp içine de meyveleri eklerseniz tinto de veranonuz hazır. Daha sert olsun istiyorsanız birazcık rom ekleyebilirsiniz.
Patatas Bravas
İspanyolların bravas soslu(bir çeşit acı domates sosu) patatesleri. Neden bu kadar ünlü olduğunu bir türlü anlayamadığım patatas bravası da Madrid’e gitmişken denemek gerek.
Churros
İspanyolların ünlü tatlısı churros, tatlı hamur kızartılarak yapılır ve çikolata sosuna batırılarak yenmesi tavsiye edilir. Üzerine biraz da pudra şekeri serpmeyi unutmayın. İspanyollar için gece eğlencesini sonlandırma ritüellerinden biridir. Madrid’in en iyisi ve en ünlüsü kuşkusuz Chocolateria San Gines, şiddetle tavsiye edilir.

İspanyolların Ünlü Tatlısı Churros
Madrid'de nerelerde gezilir, ne yenir ne içilir, artık biliyoruz. Peki ya İspanya'nın diğer şehirleri? Daha önce hazırladığımız Endülüs, Barselona ve Sevilla yazılarını da okumanızı öneririm.
Benim için Madrid'in "en'lerini" sizinle paylaştım. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa, lütfen yorum olarak paylaşın.
https://blog.bavul.com/madrid-gezi-rehberi/
Comments
Post a Comment