1 günde, hatta birkaç saat içinde gezebileceğiniz bir ülke düşünün: Yılın 300 günü güneşli olan, denize girebileceğiniz bir ülke. Her ada ülkesinde rastlayabileceğiniz konuşkan, güler yüzlü insanların yaşadığı; ama bir İngiliz’den de daha gururlu, karakterli ve düzenli halkı ile tanınan bir minicik ülke hayal edin: işte o ülke Cebelitarık.

Cebelitarık nerede diye sorarsanız; aslında Cebelitarık – Afrika ve Avrupa’yı birbirinden ayıran Akdeniz’in ve Atlantik’in birleştiği nokta. Daha çok Cebelitarık Boğazı dendiğinde aklınıza gelebilecek bir yer… Kuran’da geçen, denizlerin karışmadığı nokta olarak da duymuş olabilirsiniz Cebelitarık’ı. Bu arada gerçekten de denizlerin arasında gözle görülür bir sete şahit olabilirsiniz.

Güney İspanya – Endülüs turuna çıktığınızda muhakkak uğramanız gereken ülke Cebelitarık. Eğer “Schengen vizem var nasılsa hemen geçerim…” derseniz maalesef yanılıyorsunuz, çünkü Cebelitarık’a sadece İngiltere vizesi ile giriş yapabiliyorsunuz. Öyle Sakız, Kos, Midilli adalarına olduğu gibi günübirlik vize alma imkanınız da yok maalesef. Fakat vizeniz varsa 3-4 saatinizi ayırıp bu minik İngiltere’yi görmenizi öneririm.

Sınırı arabayla veya yaya olarak geçebilirsiniz. Eğer uzun sınır kuyrukları varsa arabanızı La Linea’da park edip yaya olarak girmenizi öneririm. Hemen sınırı geçer geçmez o İngiltere’den bildiğiniz kırmızı iki katlı otobüsler var. Bu otobüsler turistlere sunulan “hop on hop off” tarzı olanlardan değil, bildiğimiz belediye otobüslerini düşünün, onlardan işte, hatta minibüsler de var ve bizdeki minibüs şoförlerini aratmayacakları kesin: kapılar açık, üst üste insanlar, minibüse asılı hareket eden yayalar…. Bu arada düşünüldüğünün aksine burada trafik İngiltere’de olduğu gibi soldan değil İspanya’da olduğu gibi sağdan gider.
Cebelitarık’ta yaşayacağınız ilk ilginç olay: Cebelitarık Havalimanı. Cebelitarık aslında bir ada, ama ada ve İspanya arasını doldurmuşlar ve dünyanın en zor iniş ve kalkış yapılan havaalanı pistlerinden birini inşa etmişler. Daha çok British Airways ve Easy Jet’in kullandığı bu havalimanının iniş ve kalkış pistini yaya veya araçla geçebiliyorsunuz. Olur da o an bir uçak inmesi gerekirse, trafik kısa bir süreliğine durduruluyor ve sizin hemen 1-2 metre ilerinizde uçak iniyor.
Cebelitarık’a geldiğinizde hiç vakit kaybetmeden teleferiğe gidebilirsiniz. Bu teleferik sizi Cebelitarık Kayasına çıkaracaktır. Bu kayanın tepesinden manzara bir muhteşem. Karşılaşacağınız bir diğer macera ise o kayada yaşayan Cebelitarık maymunları. Bu uysal gibi gözüken, meraklı ve yaramaz maymunlara dikkat. Bir anda omuzuna atlayıp minik parmaklarıyla sırt çantanızı kurcalarken bulabilirsiniz kendilerini. Maymunları beslemek yasak bu arada, ama bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Eğer çocuğunuzla seyahat ediyorsanız unutamayacağı bir an olacağının garantisini verebilirim. Kayanın tepesinden yolunuz St. Michael’s Cave’e düşebilir, güzel ışıklandırılmış minik bir mağaradır. Vaktiniz varsa ve kendinize güveniyorsanız aşağıya “The Mediterranean Steps”leri kullanarak yaya olarak inebilirsiniz; ama benim önerim yine teleferik ile inmek olacaktır.

Cebelitarık Kayasından indikten sonra Main Street‘de alışveriş yapabilirsiniz. Özellikle sigara, parfüm ve alkol uygun, Duty Free’lerden alışık olduğunuz fiyatlardadır. Bu caddeyi inerek Casemates Square’e ulaşabilirsiniz. Bu meydanda bir kafede dinlenirken ingiliz usulü güzel bir Fish & Chips yeme şansınız da olabilir. Unutmayın: Cebelitarık’ta para birimi olarak POUND geçiyor. Tabii ki EUR ile de ödeme yapabilirsiniz; ama size geri verilecek bozuk para genelde £ türünde oluyor bu sizi şaşırtmasın. Para birimi £, Gibraltar Pound, yani bozuk paralara dikkatlice bakın üzerinde yunuslar, maymunlar ve Cebelitarık’a özel görseller bulabilirsiniz.

Dil konusunda endişeniz olmasın herkes zaten İngilizce konuşuyor ama birde halk dili var: Llanito olarak geçer. Bu dil İngilizce ve İspanyolcanın karışımıdır aslında. Kulak misafiri olun, bu dile bayılacaksınız.
Bir başka yapmanızı önerdiğim aktivite Balina ve Yunus Balığı turları. 1.5 – 2 saat süren ve 20-25£ civarı olan bu turlarda eğer alışık olmadığımız görünüme sahip siyah beyaz yunuslardan göremezseniz paranızı iade ediyorlar. Bazı botların altları ve yanları camdan olduğu için bu güzel hayvanları doğal ortamlarında keyifle seyredebilirsiniz.
Bu turdan sonra Queenway Quay’ye gidip Waterfront restoranında güneş batarken şarabınızı, biranızı yudumlayarak gezinizi sonlandırabilirsiniz.
Cebelitarık Endülüs turunuzdan en değişik ve en güzel anıları biriktirdiğiniz bir yer olarak aklınızda kalacağından eminim.
İyi tatiller!
https://blog.bavul.com/dunyanin-en-kucuk-3-ulkesi-cebelitariki-gezelim/
Comments
Post a Comment