Mammoth Dağında Kayak & Snowboard – California
California, güneşli havası, kozmopolit yapısı ve Hollywood gibi dünyaca ünlü bölgeleri ile tanıdığımız popüler bir tatil mekanı. California, birçok tatilciye farklı yüzleri ile hitap etmeyi başaran bir kentInyo Ulusal Ormanı sınırları içerisinde bulunan Mammoth Dağı, California’nın macera merkezi diyebileceğimiz bir milli park.
Eastern Sierra bölgesinde yer alan dağ, kış boyunca ortalama 14 metre gibi oldukça yüksek bir kar kalınlığı sunuyor.
3369metre ile 2424 metre yükseklikler arasında kayak ya da snowboard yapabileceğiniz kayak merkezinde 150 farklı pist bulunuyor. Geçmiş yıllarda yalnızca tecrübeli sporcular veya yerel halk tarafından tercih edilen dağ, Intrawest’in atılımları ile hızlı bir lift sistemine ve yeni tesislere kavuştu.
Mammoth Dağı, barındırdığı doğa harikası göller ve yürüyüş yolu haline getirilmiş güzergahları ile yaz aylarında da pek çok turistin uğrak noktası. Bölgede trekking, kaya tırmanışı, yamaç paraşütü ve cliffdiving gibi sporlar yapılabiliyor. Ayrıca kayak merkezlerinde düzenlenen tenis ve futbol turnuvaları da çok rağbet görüyor.
Mammoth Dağı’na gitmek için Alaska Airlines tarafından düzenlenen uçak seferlerini kullanarak ulaşabilir, pervaneli uçaklarla yapacağınız yolculukta eşsiz manzarayı izleyebilirsiniz. Ayrıca Güney California’dan Route 14’ü takip ederek Death Valley, Mount Whitney ve tarihi Bristlecone Çam Ormanı’nı geçerek ulaşabilirsiniz. Ancak bu yolu takip edeceklerin mutlaka GPS cihazı bulundurmaları tavsiye ediliyor. Zira bölgenin coğrafi yapısı gereği ciddi bir sinyalizasyon problemi yaşanıyor.
Bosna Hersek’te Dağ Bisikleti
Bosna Hersek’in dağlık bölgeleri, 2012 yılında National Geographic tarafından en iyi macera destinasyonları arasında gösterildi. Turizme yeni açılan bu bakir bölge, endüstriyelleşmiş bir spor alanından çok gerçek bir macera vadediyor.
Parkur üzerindeki minik köylerin her birinde oldukça farklı kültürler ve hikayelerle karşılaşabilirsiniz. Bu yol üzerinde asırlık ormanlar, gizli şelaleler ve sayısız dağ gölü bulunduğundan, sık sık mola verebilirsiniz. Parkur iki kısımdan oluşuyor. Orman içerisinden dik yamaçları çıkıp tepeye vardıktan sonra, toprak yollardan rahat bir şekilde aşağı iniyorsunuz. Tamamen doğal olan parkurda bir güvenlik önlemi bulunmadığından, mutlaka GPS cihazı, rehber ve sağlık görevlisi eşliğinde yolculuk etmelisiniz.
Bisiklet turunuzdan sonra ülkenin başkenti olan Saraybosna’yı gezebilirsiniz. Ciddi bir kültürel ve tarihi birikime sahip olan bu şehir, Mostar Köprüsü’nün acıklı hikayesini görebileceğiniz savaş yorgunu bir başkent. Avrupa ve Yakın Doğu kültürünü bir arada yaşayabileceğiniz Bosna Hersek, unutulmaz bir dağ bisikleti macerası için sizleri bekliyor.
Ningaloo Resifinde Şnorkel Dalışı – Avustralya
Şnorkel dalışı, genellikle çok temiz denizi olan bölgelerde yapılabilen bir spor. Bu sporun en zevkli icra edildiği yerler ise, deniz tabanının zengin bir yapıya sahip olduğu özel bölgeler. Batı Avusturalya’da bulunan Ningaloo Resifi, UNESCO’nun Dünya Mirası listesine alınmış böyle bir alan.
Ningaloo Resifi, turizme yeni açılmış ve çok iyi korunan bir alan. Bölgenin denizinde sünger bahçeleri, devasa resif formasyonları ve dünyanın en kalabalık beyaz balina popülasyonu macera tutkunlarını karşılıyor. Doğal formasyonların yüzeye yakın oluşu ve suyun berraklığı, Ningaloo Resifi’ni eşsiz bir şnorkel dalışı alanı haline getiriyor.
National Geographic dergisi başta olmak üzere birçok otorite tarafından yeni yeni tanınan Ningaloo, bilinçsiz turizmin getirdiği endüstriyelleşme ve kirlilikten uzak. Yeni yeni gelişen bölge, sürdürülebilir turizm ilkelerine bağlı kalınarak korunuyor.
Cape Range Milli Parkı, bu resiflerin dışında da macera olanaklarına sahip. “Lüks çadır kampı” konsepti ile konaklayabileceğiniz parkta kangurularla iç içe yürüyebileceğiniz trekking turları düzenleniyor.
Henüz çok yeni bir destinasyon olan Ningaloo Resifi, ilerleyen yıllarda adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Bölgeye Exmouth şehrinden düzenlenen uçak seferleri ile veya Perth şehrinden karayolu ile Shark Bay’e gittikten sonra buradan kalkan tekneler ile ulaşabilirsiniz.
Pirin’de Dağ Yürüyüşü – Bulgaristan
Balkanların gizli kalmış güzellikleri arasında sayılabilecek Rila ve Pirin Dağları, turizme yeni açılan ve giderek popülerleşen macera alanları. Slav’ların “Üstün Tanrı”sı olan Perun’un adını taşıyan dağ, ülkenün güneybatı kısmında bulunuyor. Pirin dağı aynı zamanda büyük kısmı milli park olan ve 1983’te UNESCO’nun Dünya Mirası listesine dahil edilen bir bölge.
Pirin Dağı’na ulaşmak için Sofya üzerinden trenle Bansko Kayak Merkezi’ne geçtikten sonra buradan düzenlenen otobüs seferlerini kullanabilirsiniz. Ayrıca Bansko’ya ulaştıktan sonra karayolunun gittiği tek yer Pirin olduğundan, yolu bisiklet veya kendi aracınızla takip ederek de bölgeye ulaşabilirsiniz.
Pirin’de rehbersiz yürüyüşlere izin veriliyor olsa da, henüz bir güvenlik önlemi olmayan parkuru bir navigasyon cihazı ve bölgeyi bilen bir rehberle gezmenizi öneriyoruz. Devasa kayalar ve uçurumların altındaki masmavi göllerle bezeli olan bu dağ kış aylarında kar sporları için de imkanlar sunan minik bir merkeze sahip. Pirin’de bulunan bu kayak merkezi, yaz aylarında yürüyüş için gelen turistlere konaklama hizmeti sunuyor.
Pirin Dağı’nın görülmeye değer güzelliklerinin başında gölleri geliyor. Bölgedeki en popüler göl, ortasında minik bir ada olan Popovo. Ana parkur üzerinde Popovo gölünü geçtikten sonra iki küçük göl olan Cique ve Kremenski ile de karşılaşacaksınız. Parkur dışına çıkmayı seven macera tutkunları ise onlarca minik göl ile karşılaşabilirler. Ancak her ne kadar dağ üzerinde birçok su kaynağı olsa da, bazı parkurlarda uzun süreler boyunca su bulunamıyor. Dolayısıyla yanınıza mutlaka ekstra su almanızı tavsiye ediyoruz.
Grand Canyon’da Dağ Yürüyüşü – ABD
ABD’nin Arizona eyaletinde bulunan Grand Canyon, dünyanın en heyecanlı dağ yürüyüşü destinasyonlarından biri. Her yıl milyonlarca spor ve doğa tutkunu tarafından yürüyerek, katırlarla ya da 4×4 araçlarla farklı parkurları kat edilen bu alan, macera tutkunları için unutulmaz tecrübeler vadediyor. UNESCO Dünya Mirası listesine de dahil olan Grand Canyon Milli parkı, North Rim ve South Rim adlı iki bölgeden oluşuyor.
Bölgede yürüyüş için en popüler parkurlar arasında ise Bright Angel, South Kalibab, Hermit ve Grandview parkurları sayılabilir. Bu parkurlar içerisinde kaldığınız sürece kurulu olan çeşmelerden yararlanabilirsiniz. Ancak, parkur dışına çıkmak isteyen macera düşkünlerinin mutlaka bol miktarda su taşımaları öneriliyor. Ayrıca geçtiğimiz yıl tilkilerde kuduz hastalığına rastlandığı için, park yönetimi tarafından sürekli olarak uyarılar yapılıyor.
Grand Canyon’a ulaşmak için Arizona’dan AZ 64 karayolunu veya Route 180 otoyolunu kullanabilirsiniz. Bölgeye Las Vegas ve Proenix üzerinden uçak ve otobüs seferleri de düzenleniyor. Otobüs yolculuğu biraz uzun olsa da dağın eşsiz doğasını uzun uzun seyretmek isteyenler için keyifli bir tecrübe olacaktır. Yolculuğu da bir macera haline getirmek isteyenler ise, Williams kasabasından iki buçuk saatlik bir tren yolculuğu ile Grand Canyon’a ulaşabilirler.
Belize’de Dalış
Bir Amerikan atasözü, “büyük şeyler küçük paketlerle sunulur” der. Belize’de bu örneklerden biri olarak anılabilir. Sınırları dahilinde sayısız macera barındıran Belize, dünyanın en ilginç dalış noktalarına da ev sahipliği yapıyor. Kumsalları, yağmur ormanları, yürüyüş alanları, mağaraları, vahşi hayatı ve Maya döneminin kalıntıları Belize’de bulunuyor. Dalış sporu için dünyanın en üzün bariyer resifini bulunduran Belize’de binlerce balıkla bir arada yüzebileceğiniz Ambergris Caye, 135 metre derinlikteki “The Blue Hole”, 80 kilometrelik resifleriyle “The Atolls” ve beyaz balinaların sıklıkla göründüğü Stann Creek önemli dalış noktaları arasındadır. Belize’de her derinlikte ve yıl boyunca dalış yapılabiliyor. Resif alanlarında durgun olan akıntının Hol Chan bölgesinde oldukça tehlikeli olduğunu da hatırlatırız. Ayrıca, yarı-tropikal iklime sahip olan Belize, yaz aylarında tehlikeli sıcaklıklara ulaşabiliyor.
Galapagos’ta Su Kayağı – Ekvator
Dünyanın en ilginç macera tatili alanlarından biri olan Galapagos, uzun yıllardan beri su kayağı sporu ile ilgilenenlerin ilgisini çekiyor. Bölgede yaşayan hayvanlar insanlardan korkmayacak noktaya geldiğinden, bir deniz aslanının yanına yaklaşarak onunla oynayabiliyorsunuz. UNESCO’nun tehlike altındaki alanlar listesinde bulunan Galapagos’a halen gidebiliyorken mutlaka uğramanızı tavsiye ediyoruz.
Galapagos Adaları’na ulaşım imkanları oldukça kısıtlı. Uluslararası uçuşlara kapalı olan bölgeye ulaşmak için, Ekvador’un başkenti Quito’dan özel olarak düzenlenen uçak seferlerini kullanmanız gerekiyor. Bu seferler pervaneli uçaklar ile düzenlendiğinden, eşsiz manzaraların tadını çıkararak keyifli bir yolculuk sizi bekliyor olacak.
Sürdürülebilir turizm anlayışı ile yavaş yavaş korumaya alınan bölgeye yalnızca 48 ve 96 kişilik iki gemi ile seferler düzenlenmesine izin veriliyor. Bu gemilerden atılan minik botlarla ister 306 balık cinsi ile birlikte denizde oynayabileceğiniz alanlara isterseniz de beyaz deniz kaplumbağalarının tercih etttiği kumsallara gidebiliyorsunuz. Tüm gününüzü su içerisinde ya da kumsallarda geçirmek yerine yüksek kesimlere yapılan yürüyüşlere katılarak, dev kara kaplumbağaları ile de karşılaşabilirsiniz. Bölgede yaşayan kaplumbağaların, genellikle yüz yaşın üzerinde olduklarını da hatırlatırız.
Cardamom’da Dağ Bisikleti – Kamboçya
Bir zamanlar Khmer savaşçıları için önemli mevziler olan Cardamom Dağları, bugün trekking ve dağ bisikleti düşkünlerine zengin bir yaban hayatını keşfetme imkanı ve zorlu parkurlar sunuyor. On yedi yıl önce bir savaş alanı olan Cardamom, bugün oldukça yeni bir turizm alanı.
1970’te Pol Pot’un düşmesiyle dağlara çekilen Khmer savaşçılarının mekanı haline gelen dağlar, her ne kadar savaşın ağır izlerini taşısalar da birçok nadir hayvana da ev sahipliği yapıyorlar. Özellikle de Siyam timsahlarının nehirlerdeki gezintileri görülmeye değer. Birçok fil ile de karşılaşabileceğiniz parkurlarda tehlikeli hayvanlar zaman zaman karşınıza çıkabileceği için bir rehber ile gezmenizde yarar var. Ortaçağ Khmer İmparatorluğu’nun bazı kalıntılarını da dağların zirvelerindeki kutsal bölgelerde görebilirsiniz.
Bölgeye Kamboçya’nın Phnom Penh şehrinden 3 ve 4 numaralı karayolları ile ve Tayland’dan 57 ve 48 numaralı otoyollar ile ulaşabilirsiniz Gerçek macera tutkunları ise Koh Kong bölgesinden toprak yolları aşarak bisikletle bölgeye ulaşabilirler.
Halen keşfedilmemiş birçok güzelliği ve savaşın izlerini gösteren tarihi bir birikimi olan Cardamom, global turizm destinasyonları yerine sıra dışı bir macera arayan bisiklet düşkünleri için ideal bir alan.
Amazon Ormanlarında Yürüyüş – Ekvator
Güney Amerika’nın en küçük ülkesi olan Ekvador, buna rağmen seyahat düşkünlerine yönelik birçok imkan sunuyor. Ülkenin zengin bio-çeşitliliği, kültürü ve doğal güzelliği tüm dünyadan turistleri cezbediyor. Lonely Planet dergisine göre, dünyanın en fazla canlı türüne sahip olan ülke içerisinde çok farklı alanları gezmeniz mümkün.
Bu alanların içerisinde macera tutkunları için en nefes kesici olanı ise ülkenin doğusunda bulunan Amazon bölgesi. Andes bölgesinden Pasifik kıyısına kadar olan ormanların içerisinde rehberli turlar da düzenleniyor. Son yıllarda giderek popülerleşen bu turların bazıları, bu uzun rotayı başından sonuna yürümenizi sağlıyor. Yol üzerinde bulunan konaklama alanlarında Amazon insanlarının fantastik yaşam alanlarını keşfedebilir, değişik canlıları tanıyabilir ve dünyanın başka yerlerinde bulamayacağınız lezzetleri tadabilirsiniz.
Amazon Ormanları’na Quito şehrinden yedi saatlik bir otobüs yolculuğu ile ulaşabilirsiniz. Bölgenin güzelliklerini uzun uzun izlemek ve halkı yakından tanımak için ideal bir fırsat olan bu otobüs seferleri esnasında birçok köyden geçiliyor. Ayrıca Quito ve Coca havaalanlarından bölgeye günlük seferler düzenleniyor. Bu seferler de yaklaşık 30 dakika sürüyor.
Bir yağmur ormanının eşsiz doğasını ve zengin biyolojik çeşitliliğini yakından görmek ve sıcakkanlı Amazon insanlarıyla tanışmak isteyen macera tutkunları için Amazon ormanlarında yürüyüş turları unutulmaz bir tecrübe olacaktır.
Atlantis Dunes’da Kum Board’u – Güney Afrika
Sandboarding yeni bir macera sporudur. Öğrenmesi çok kolay ve eğlenceli olan bu spor, kum tepelerinden aşağı snowboard tekniği ile kaymanızı sağlar. Snowboard sporunun asine kat kat kıyafet ya da koruyucu ekipman kullanmanız gerekmediği için çok daha büyük bir hareket özgürlüğünü sağlayan sandboarding sporu, yaklaşık olarak üç saatlik bir ders ile öğrenilebilir.
Cape Town şehir merkezine 45 dakika uzaklıkta olan Atlantis Dunes, bu sporun dünya üzerinde yapılabildiği en iyi yerlerden birisi. Güneşin tehlikeli olabilen etkileri nedeni ile en fazla üç saat boyunca sandboard yapmanıza izin verilen bölgede ekipman kiralayabileceğiniz alanlar da mevcut. Cape Town, sandboarding’e ek olarak shark cage diving (kafes içinde köpek balıkları ile yüz yüze gelmenizi sağlayan bir macera) veya okyanus balıkçılığı gibi birçok macera ile de sizleri bekliyor.
Cape Town’a uluslararası havaalanı üzerinden ulaştıktan sonra Atlantis Dunes’a gitmek için havaalanından kalkan servisleri kullanabilirsiniz. Ayrıca Johannesburg havaalanından da günlük Atlantis Dunes otobüs seferleri düzenleniyor.
Macera tutkunları için birçok farklı alternatife de sahip olan Cape Town, Atlantis Dunes ile sıradışı güzelliklerine sandboard sporunu ekliyor. Değişik bir spor arayan seyahatseverler veya snowboard konusunda kendini geliştirmek isteyenler için burası ideal bir destinasyon olacaktır.
https://blog.bavul.com/dunyanin-en-iyi-macera-destinasyonlari/
Comments
Post a Comment