Dilenci Vapuru Gibi Dolaşmak






Erguvan, Boğaz ve Dilenci vapuru… “İstanbul’da bahar” bu üçlüyü yan yana getirmek demektir. İstanbul’da baharı yaşamak için yola çıkmak gerekirKarayolundan uzak durmalı, bir dilenci vapuruna atlamalı ve erguvanların coştuğu anlar yakalanmalı. 


“İstanbul’un 100 Görülecek ve Yaşanacak Yeri” kitabı elimde… Erguvan turu için hazırlıklarımı yapmadan önce göz atmak istedim.
Kitapta; aralarında Topkapı Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Bozdoğan Kemeri, Kariye Müzesi, Tekfur Sarayı, Kılıç Ali Paşa Cami, Nusretiye Cami ve Neve Şalom Sinagogu’nun da yer aldığı pek çok tarihsel yapı, “Görülecek Yerler” başlığı altında toplanmış. Görülecek yerlerin dışında tarihten gelen izlerle büyük olaylara ve anılara tanıklık eden Soğuk Çeşme Sokağı, Üsküdar, Yedi Tepe, Haliç, Zeyrekhane ve Salacak ise “Yaşanacak Yerler” başlığı altında anlatılmış.


istanbul kıyılarının bir görüntüsü

İlk olarak Boğaz’dan başlamaya kararlıyım… Dilenci vapuru, İstanbul Boğazı’nın her iki yakasındaki iskelelere uğraya uğraya Karadeniz’e, Anadolu ve Rumeli kavaklarına ulaşan tarifeli Boğaz hattı vapuru… Eminönü’den kalkan vapur bütün iskelelere uğruyor, yolcularını bekliyor,  varmak istedikleri yere gelenleri dağıta dağıta, yavaş yavaş ilerliyor.


Eminönü’nden Beykoz’a doğru Beşiktaş, Ortaköy, Arnavutköy, Bebek, Kandilli, Anadoluhisarı, Paşabahçe, Çubuklu, Kandıra ve Yeniköy iskelelerine uğrayarak yol alan vapurlar, sabah ve akşamları Boğaz manzaralı yolculuklar için bire bir. Boğaz havası almak, Boğazı geze geze keşfetmek; yolculuk sırasında okumak, sohbet etmek, çayını yudumlamak isteyen herkes için vapurda yer var.


Erguvanları da en iyi dilenci vapurunun yavaşlığıyla görebilirsiniz. İstediğiniz yerde, yeni keşifler için durabilir, kendi köşelerinizi keşfederek baharı karşılayabilirsiniz. Nisan’dan Mayıs başına kadar zamanınız var!


istanbul'da erguvanlar

Erguvan’ın ana vatanı Filistin topraklarıymış. Filistin’de utancın, İstanbul'daysa neşenin, aşkın, coşkunun rengi olduğu söylenir. Rivayete göre, erguvanın çiçekleri önce beyazdı. Yahuda’nın İsa’ya ihanet etmesi, daha sonra utancından kendini bir erguvan ağacına asmasıyla erguvan bu utancı kaldıramadı, beyaz çiçeği kızardı. İstanbul'un mavisi ve yeşili arasında kendisine huzurlu, yeni bir yurt buldu. Erguvani renk, mavi ve yeşilin arasında baharın ve yeniden dirilişin simgesi haline geldi.


Dilenci Vapuru Eminönü’nden Boğaz’ın kıyı semtlerine yol almaya devam edecek ve muhtemelen İstanbul’da, yaz boyunca hangi temanın izinden gideceğimi düşüneceğim.


Bir günbatımı için Salacak’ı seçebilirim. Ahırkapı’dan başlayan, Sultan Ahmed ve Ayasofya manzarasını kapsayan Tarihi Yarımada’nın bu eşsiz görüntüsünün en iyi karşı kıyıdan, Salacak’tan izlendiğini biliyorum ama daha önce sadece “seyretmek” için Salacak’a gitmedim, neden olmasın?


kız kulesi

Yaz aylarında kendi konseptlerimi geliştirerek yola çıkmaya kararlıyım. Belki birkaç gün boyunca İstanbul’u, yedi tepesinden seyrederim. Roma İmparatorluğu’nun başkenti Roma gibi, İstanbul'un sur içinde kalan bölümünün yedi tepe üzerinde kurulmuş olması bana ilham verebilir. Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Sultan Ahmed Cami’nin bulunduğu tepeyle başlar; Çemberlitaş ve Nuruosmaniye ile devam eder, İstanbul Üniversitesi ve Süleymaniye'nin bulunduğu tepeden Fatih Cami’nin bulunduğu tepeye kadar ilerlerim.  Yavuz Selim Cami’nin ve Edirnekapı semtinde, Mihrimah Sultan Cami’nin bulunduğu tepeyi belki bir başka güne saklarım. Turumu, yedinci tepe olan Kocamustafapaşa ile bitiririm.


Ama önce erguvan turu… Boğaz beni bekler!



 


https://blog.bavul.com/dilenci-vapuru-gibi-dolasmak/

Comments